5 Temmuz 2015 Pazar

tırı vırı...


bunaldıkça sığındığım bir liman olsun istemezdim burayı, hani faydalı paylaşımlar da falan bulunmak gibi ulvi amaçlarım vardı.yarı uykulu geçtim klavyenin başına gözlerim bi açılıp bi kapanıyor. Bir işe gidiyor olmanın müthiş faydalarından biri de uyku, hani o uzun yıllar vücudumu mahrum ettiğim caanım uyku. Gece sabahlamayı da özledim ama uyku bir başka. Birazdan yıkılıp kalırım.

Vallah sevgili okur (hâlâ bir okuyan varsa) işe gidip geliyorum işte. Fırsat buldukça bazen sinemaya gidiyorum ama yorgunluk üşengeçlikten olsa gerek,DVD’den izliyorum çokluk,bazen de internetten. Önceleri kitap alacak para bulamıyor diye yakınırdım,şimdi ise okunmayı bekleyen bir düzine kitap beni bekliyor. Nakit sıkıntısı sona erdi vakit sıkıntısı baş göstermeye başladı. Hani izlediğim filmler hakkında yazayım diyorum ama nedense beğendiğim bir yapım çıkmadı son zamanlarda karşıma. Dün gece Kahirenin mor gülü’nü izledim Woody Allen’ın, o işte biraz güzeldi. Lakin bence Woody’nin filmografisinde eh işte vasat bir filmdi. Yıllarca alıp okumak istediğim Tampınar’ın Saatleri ayarlam enstitüsü’nün ilk elli sayfasını falan okudum ama aradan bir on beş gün geçti. Kim demişti : “ bir kitap en geç bir haftada okunmazsa şayet okunmuş sayılmazmış”  yani baştan başlamalı. Ama uyku,ah o uyku yok mu.  İşe alıştım diyebilirim artık, öyle ki izinli günümde depresyona giriyor, ne yapacağımı şaşırıyor işi özlüyorum. Belki bir hatun olsaydı hayatımda o haftada yalnızca bir gün ve hafta içi olan iznimi öyle tüketirdim (mi ?) hâlâ en keyif aldığım şey ulusal kanalı falan açıp, memleket meseleleriyle meşgul olmak. Örnek Hulki cevizoğlu olsun,Mustafa mutlu olsun veya Sebahattin önkibar falan,bir dost iki kelam ettiğim bir yoldaş gibi görüyorum o ve onlar gibileri. Bazen Ayhan Sicimoğlu’yla dünyayı geziyorum falan. İşte öyle…

Devam edeyim mi yazıya ? şu sms kanalı denilen minör kanallar var ya, hani sıkça şaban filmleri dönüyor,bende sıkılmadan izliyorum doğrusu,tekrar ve tekrar. Günümüzde bu kadar doğru tespitler de bulunan sosyopolitik filmler var mı, yok.

Umarsızca sigaraya devam elbette,fazla uzun bir yaşamdan tırsıyorum doğrusu,öyleyse devam sigaraya di mi. Zaten yaş 35,büyük ihtimal ilk yarı sona erdi,az daha dayandım mı tamamdır,sık dişini levo.


Altı ayı geçti bile işe başlayalı, belki yıllık izin koparıp izne çıkabilirim. Yukarıda ki yazdıklarımla çelişmiyorum, bir haftalık bir tatil hafta içi bir gün izne benzemez diye umuyorum. Hani yüzmeyi yeni öğrenmiş biri olarak,denizi kumsalı çok özledim. Seneye de yapabilirsem memleketim trakyaya yerleşmeyi düşünüyorum.bahçeli bir ev özlemim hâlâ aynı şiddette devam ediyor doğrusu. Tamam hadi şimdi sakal traşı olup yatağa geçme vakti geldi. İşimde en nefret ettiğim sanki bir memurcasına günlük tıraş olma zorunluluğu,belki sırf bundan başka bir iş aramaya başlayabilirim,işte öyle… dönüp ne yazdım diye dönüp okumadan paylaşıyorum. Zira saat on bir oldu bile,hadiyin iyi geceler…

5 yorum:

SESSİZ PRENSES dedi ki...

Aaaa olurmu öyle şey okuyoruz tabiki seni..:):)yazdıklarının yüzde 80 i tıpkı ben...aynı yani...neyse yorum şeysini muhtemelen sabah okursun:):)güzel günler diliyorum..sık sık yaz anlat işte:):)

kahve telvesi dedi ki...

Ben varım ben :)) Ne yazık ki hepsi bir arada olmuyor Levent. Boş ver, akışa bırak kendini bir süre..

Balthus dedi ki...

sessiz prenses okuyorum bende seni ama bir tıpkılık göremedim vallah ben :)bende güzel günler diliyorum,fırsatım oldukça yazarım söz :)

Balthus dedi ki...

telve sen zaten en sadık okurumsun :) oldu mu bir kaç yıl ?
evet hepsi bir arada olmuyor doğru,akışına bırakıyorum da... neyse haydi hayırlısı diyelim. sevgiler...

SESSİZ PRENSES dedi ki...

Yon ben kitap ve izin şeysinden benzetmiştim %80 i tutturamamışım demekki..piki sen yaz okurum ben..görüşmek üzereeee:):):)

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...