5 Mayıs 2012 Cumartesi

Bir ezginin dile getirdikleri:


Daha dün çocuktum, rengârenk misketlerim vardı. Rüzgâra karşı delice koşardım kırmızı renkli uçurtmamı taa güneşe kadar yükseltebilmek için. Makarama bağlı ipin sonuna geldiğimde bir ağaca bağlayıp sırt üstü çimenlere uzanarak masmavi gökyüzünde bulutlarla dans edişini izlerdim uçurtmamım. Masmaviydi o zamanlar gökyüzü. Geleceği düşler sabırsızlıkla büyümeyi beklerdim. Neden sonra büyüdüm işte… Şimdi gökyüzüne bakınca eskisi gibi heyecanlandırmıyor beni ve mavisi bir başka mavi sanki. Yanlış anlamayın geçmişe, çocukluğa falan değil özlemim. Sartre’ın dediği gibi: Geçmişi değil ama geçmişimde hayalini kurduğum o geleceği özlüyorum.

4 yorum:

The Melpomene dedi ki...

Sartre'ın bu cümlesi ilk okuduğumda alıp duvara çarpmıştı sanki beni.

Levent dedi ki...

Bende de aynı etkiyi yaratmıştı :)

Buket dedi ki...

tamda kafkayla ilgili bir yazı yazmışken blogunun adının dikkatimi çekmesiyle geldim buraya.sevgiler...

Levent dedi ki...

Teşekkür ederim :)bende sayfanıza hemen gidip yazıyı merakla okuyacağım.Sadece adı değil baştan aşağı kafka'yla alakalı.
Zor zamanlarımda ona buradan mektuplar yazıyorum :)

bunlarda

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...