17 Mayıs 2012 Perşembe

Oblomov




OBLOMOV. İlk Oğuz Atay’ın tutunamayanlar adlı eserinde duymuştum bu ismi. Romanlarda yazarın başkalarının eserlerine değinmesi hep hoşuma gitmiştir ve yol göstermesi bakımından çok faydalı bir hamledir. Tutunamayanlar’ı okumak için çok erken bir yaştı benim için ama pişman değilim yaşattıklarına rağmen. Geçenlerde bir yazıma yapılan yorumda benzetme yollu kullanmış takipçilerimden biri, “oblomovist” sözcüğünü.(ki yerinde bir benzetmeydi )Birden geçmişe uzandı belleğim, kim bilir kaç kişiye tavsiye etmiştim o zaman Oblomov’u Oğuz Atay’dan kuvvet alarak. Daha doğrusu Selim karakterinden. İsminin selim olduğuna eminim başkarakterin, çünkü Günseli diye bir sevgilisi vardı, karısı mıydı yoksa? İşte ona Günseli, Günseli, GünSelim dediğini nedense hiç unutmadım. Oysa eseri neredeyse anımsamıyorum bile, Oblomov’u ise okuduğuma bile emin değilim artık. Kitaplığına bir baksana derseniz daha çok ödünç kitaplarla okuyan biri olarak öyle çok kitap yok maalesef rafımda. İşte bu yüzden okuduğum-daha doğrusu okuyacağım-her kitabı burada paylaşmayı düşünüyorum ya, hem unutmam böylece. Acaba Tutunamayanlar’ı tekrar okusam ne hissederim. Yıllar önce yazdıklarımın çoğunu gülümseyerek okuyorum. Oysa nasıl katı bir inançla savunuyormuşum o dönem ki fikirlerimi. Okuduklarımda böyle bir etki mi yaratır acaba? Kafka… Sevgili dostum Kafka… Sıkça dönüyorum bize bıraktıklarına, onda böyle bir durum söz konusu değil ama mesela çocukluk yıllarımın Jules Verne’ini şimdilerde okusam gene çıkarır mı hayal gücüm beni bilinmez maceralara. Balonla beş hafta gezer miyim ya da 20 bin fersah iner miyim denizin dibine ? Okurken bir yandan ayvamı dişler miyim? Evet ya, küçük bir velet iken hep meyve yerdim bir şeyler okurken. Anneciğim ben yedikçe önüme dizerdi elmayı çileği kirazı. Lanet sigaraya başladığımdan beri meyve yemez oldum, ne yazık… Sanırım eskisi gibi yazmayacağım buraya artık. Belki az öncede dediğim gibi bir kitabı okuduktan sonra tanıtımını yapmak için sadece. Gene de belli olmaz ya :) Her şey gönlünüzce olsun, sevgiler…
MİM MESELESİ :)

1-Ruhunuzun rengi nedir?
2-Maddiyat mı maneviyat mı ? Sıralama yapınız..
3-Hakkınızda bilinen yanlışlar
4-En sinir olduğum 3 şey :
Ulen nedir nedir bu mim şeysi derken tam iki kez üst üste mimlendim.İlkinde şu yukarıdaki sorulara cevap vermem istenmiş,ikinci mimde ise hiç silmeden bir seferde içimden geldiği kadar yazmaca oynanacakmış :) ne tuhaf,oysa ben sürekli böyle yazıyorum.tuşlara dokunmaya başlıyorum ne yazacağımdan habersiz ve konu bir yerlere uzanıp bir yerde son buluyor.Demek diğerleri böyle yapmıyormuş.Yani ikinci mimden özetle kurtuldum.Gelelim soruları yanıtlamaya: ruhumun rengini bilmiyorum ama gri olmadığına eminim.ya siyahsındır ya beyaz gri olmamalı hiçbir konuda insan.Yani moda deyimle bir taraf olmazsan bertaraf olursunuz :) Maddiyat maneviyat meselesine gelince; maneviyatı alet edip para kazananlardan olmayın de gerisi hikaye zaten.hakkımda bilinen yanlışlar…ne bileyim ben,kibirli ve ukala bulunurum ve yanlış mı bu emin değilim.En sinir olduğum şeye gelince yeni öğrenmekle beraber ilk sıraya mimlenmeyi koyuyorum.Kimse kusura bakmasın ne mimlemek ne de mimlenmek istiyorum.Söz verdiğim için ilk ve son olacak bu.sory sorry sorry :)affedin. Yalancılıktan da nefret ederim. Nefret duygusu had safhada olanlardan da nefret ederim.Üç oldu sanırım ve bir defada yazdım ve imla düzenlemesi de yapmayacağım.yani bir taşla iki kuş vurdum :) Sevgiler….

9 yorum:

Buket dedi ki...

oblomov'u okuyalı 10 sene olmuştur herhalde. aklımda kalan tatlı tatlı tüm gün yatması, sevgilisi de gelse kılını kıpırdatmamasıydı. ama oblomovluk kolay değildir ayrı bir yetenek, ayrı bir doygunluktur. neredeyse 500- 600 sy galiba yanlış hatırlamıyorsam , kitabı okumakta beceri ister.
bu arada artık yazmıyacağım deyip üzme bizi..sevgiler....

Levent dedi ki...

Biraz oblomovluk var işte bende de:) artık yazmayacağım demedim yahu,sadece okuduğum izlediğim dinlediklerim hakkında yazsam mı diye düşünmekteyim.Sevgiler...

kahve telvesi dedi ki...

Ben 700 küsur sayfa hatırlıyorum.. şimdi üşendiğim için kalkıp bakamıycam :)) Oblomov'u aratmayacak bir tembelliğim var anlayacağınız :))
Sanırım mim konusundaki göndermeler banaydı :( mesaj alınmıştır :))

Buket dedi ki...

Sanırım eskisi gibi yazmayacağım buraya artık. Belki az öncede dediğim gibi bir kitabı okuduktan sonra tanıtımını yapmak için sadece. Gene de belli olmaz ya :
diye yazmışın ya o yüzden :)

Levent dedi ki...

600-700 fark etmez her ikinizin de okumuş olması çok güzel :)Göndermeler hedfini bulmuş :) Evet Buket öyle demişim gerçekten :) sayfana devamlı bakıyorum bu arada bilesin.Yalnız son zamanlarda çok hemcinslerine yönelik yazdığından yorumlamadan geçiyorum :) Sevgiler...

Levent dedi ki...

opss! özür diliyorum Buket,Sadece son postun için geçerli bu dediğim :) E,bende ne zaman açsam onu görüyorum sayfanızda :)yazmaya devam devam.... :)

N.Narda dedi ki...

Jules Verne'i tekrar okumak fikrini soktun bak şimdi aklıma...aynı hazzı alır mıyım gerçekten yoksa sadece hatıraların hatrına bir tat mı,sarı,soluk...

Levent dedi ki...

Tekrar okumak..neden olmasın,bende bir deneyim bakalım ne hissedeceğim :)

crazywomanrosemary dedi ki...

uğramışken söyliyeyim sevindim.. senin gibi yazan blogcanlarım yazmayı hiç bırakmasın...sevindim burada oluşuna...:)hazır uğramışken alakasız demezsen bayramını da kutluyorum..:))

bunlarda

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...