22 Nisan 2016 Cuma

bu senin hikayen ve sonunu yazmak senin elinde !



Geçenlerde Kobe Bryant son maçına çıktı ve basketbolu bıraktı. Ya benle aynı yaşta ya da bir yaş büyük olsa gerek,demem şudur ki aynı neslin çocuklarıydık biz. Hem iyi bir nba izleyicisi ve hem iyi bir basket oyuncusuydum ben. Hala da fırsat buldukça oynuyorum. Kobe’nin bırakması emekliye ayrılması üzdü beni sayın okur. Sanatta olsun sporda olsun iyiler yavaş yavaş gidiyor. Le Bron James’miş peh! Asla bir Kobe veya M.Jordan olamayacak. Sırf iyi oynamak atletik olmak ve bol scorer olmak efsane olmaya yetmez. Başkaca meziyetler olacak insanda.

Ve dün itibariyle şarkıcı Prince hayata gözlerini yumdu. Yaşı otuz ve yukarı olanlar onu Cream şarkısıyla anımsayacaktır. Sporda Kobe neyse sanatta Prince’de oydu. İşte bir yıldız daha kaydı. Bütün bunlar düşündürüyor beni, çevrem istediği kadar yaşından çok daha küçük gösteriyorsun deseler de yaşlandık be sayın okur. En hafif tabirle yaş aldık.

İyi haberler yok mu elbette var. Bugün Ergenekon denen kumpas mahkeme kararıyla tamamen enkazın altında kaldı. Nice aydın,nice paşa bu çadır tiyatrosu sebebiyle canlarını verdi içeride. Kimi kahrından kanser oldu, kimi bu alçakça iftiralara dayanamayıp kendi canına kıydı. Vebali olan kimlerse eminim iki yakaları bir araya gelmeyecektir. Açayım mı biraz ? sadece bu kumpası hazırlayanlar değil, gazetelerde köşe tutmuş sözüm ona yazarlar, yetmez ama evetçiler, sessiz kalmayı tercih eden yurdumun bir takım “aydın”ları ve en kötüsü bu olanlardan bi haber olan yurdum insanı. Hepiniz suçlusunuz. Yaşanan insanlık dramını, ırzına geçilen adaleti nasıl görmezsiniz. Bilmiyorduk ,farkında değildik diyerek sıyrılacaksanız kral Oidipus’u okuyun derim.Neyse…


Yazmak için bilgisayarı açtım da gogılda bir simge gördüm. Bugün dünya bilmem ne günü değil,bizatihi Dünya günüymüş. Geleceğimizi tehdit eden çevresel olaylara farkındalık yaratmak adına ilan edilmiş. Çoğunuzun bildiğini düşünsem de belki hala izlemeyenler vardır diyerek ve bir nebze yaşadığım yerküreye borcumu ödemek adına aşağıdaki belgeseli paylaşmayı bir borç bilirim. Sevgiler.Hayırlı cumalar…

5 yorum:

kahve telvesi dedi ki...

En iyi yemeği yapmak gibi bi yükümlülüğümüz yok Levent . Önemli olan elimizdeki malzemelerle yapılabilecek olanın en iyisini yapmak ...:)

Balthus dedi ki...

Söz doğruda vallahi ne demek istediniz anlamadım ?

kahve telvesi dedi ki...

İlk paragrafında , nasıl desem hayıflanma sezdim sanki . Belki kendi içsel duygularımı sana yansıtma yoluyla , yazına değil , kendime cevap ve teselli mahiyetinde bir Yorumdu . Bilmem şimdi anlatabildim mi ? ;)

Balthus dedi ki...

Hmm !anlamadım:) lebron'la empati yapmışsın sanırım.

Balthus dedi ki...

Hmm !anlamadım:) lebron'la empati yapmışsın sanırım.

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...