9 Ağustos 2011 Salı

Mendilimde kan sesleri

     
                   Sevgili K. yaz mevsiminden nefret ediyorum; öte yandan bende diğer bir çok kişi gibi cazibesine kendimi kaptırıyorum. Tembelleşiyor, miskin miskin oturuyorum. Düşünmenin bizzat eylem olduğunu bu aylarda anlıyorum. Zira düşünmek dahi bu sıcaklarda zor geliyor insana. İçimde ne zamandır var olan ve giderek alıştığım büyüttüğüm hüznüm dahi sanki derin bir uykuda. Yazla beraber diğer tüm canlılar gibi hormonlarıma söz geçirememek beni hayli şaşırtıyor. Boş boş gezinmek, yeni aşklara yelken açmak anlamsız şeylere dahi gülümsemek istiyorum. Yurdumun ve dünyanın sorunları askıya alınmış gibi sanki. oysa işte örnekse Silivri’de insanlar birer sanık olarak yıllardır tutukluluk halleri devam ediyor. Gün geçmiyor ki teröre yeni bir şehit vermeyelim. Ya sınırlarımızdaki yangın hali… her ne kadar alakadar gibi dursam da sanki gereken tepkiyi, duyarlılığı göstermiyorum. Onu dahi unuttum, hoş unuttun demek bile hala akılda olduğunun göstergesidir ya.. hem o istememiş miydi bunu. Gene de bilemiyorum. Neyi ne kadar biliyoruz ki, ne kadar bilmeliyiz ya da. Yaptıklarımızın kaçını bir nedene bağlıyoruz sanki. nedensizce yaşıyoruz gibi, tesadüflere boyun eğmenin o dayanılmaz hafifliğine kapılmış savruluyoruz.
                  Sevgili K. dün aramızdan ayrılalı uzun yıllar olmuş sevgili Edip Cansever’in doğum günüydü. Senle bir şiirini paylaşmak istiyorum. Hem ustayı yad etmiş, hem de senle tanıştırmış olurum.
Mendilimde Kan  Sesleri/ Edip Cansever
Her yere yetişilir
Hiçbir şeye geç kalınmaz ama
Çocuğum beni bağışla
Ahmet abi sen de bağışla
Boynu bükük duruyorsam eğer
İçimden öyle geldiği için değil
Ama hiç değil
Ah güzel ahmet abim benim
İnsan yaşadığı yere benzer
O yerin suyuna, o yerin toprağına benzer
Suyunda yüzen balığa
Toprağını iten çiçeğe
Dağlarının, tepelerinin dumanlı eğimine
Konyanin beyaz
Antebin kırmızı düzlüğüne benzer
Göğüne benzer ki gözyaşları mavidir
Denize benzer ki dalgalıdır bakışları
Evlerine, sokaklarına, kösebaslarina
Öylesine benzer ki
Ve avlularına
(bir kuyu halkasıyla sikistirilmistir kalbi)
Ve sözlerine
(yani bir cep aynası alım-satımına belki)
Ve bir gün birinin adres sormasına benzer
Sorarken sorarken üzünçlü bir görüntüsüne
Camcının cam kesmesine, dülgerin rende tutmasına
Öyle bir sigara yakımına, birinin gazoz açmasına
Minibüslerine, gecekondularına
Hasretine, yalanına benzer
Anısı işsizliktir
Acısı bilincidir
Bıçağı gözyaşlarıdır kurumakta olan
Gülemiyorsun ya, gülmek
Bir halk gülüyorsa gülmektir
Ne kadar benziyoruz Türkiye?ye Ahmet abi.
Bir güzel kadeh tutuşun vardı eskiden
Dirseğin iskemleye dayalı
-- bir vakitler gökyüzüne dayalı, derdim ben --
Sigara paketinde yazılar resimler
Resimler: cezaevleri
Resimler: özlem
Resimler: eskidenberi
Ve bir kaşın yukarı kalkık
Sevmen acele
Dostluğun çabuk
Bakıyorum da şimdi
O kadeh bir küfür gibi duruyor elinde.
Ve zaman dediğimiz nedir ki Ahmet abi
Biz eskiden seninle
İstasyonları dolaşırdık bir bir
O zamanlar Malatya kokardı istasyonlar
Nazilli kokardı
Ve yağmurdan ıslandıkça Edirne postası
Kil gibi ince İstanbul yağmurunun altında
Esmer bir kadın sevmiş gibi olurdun sen
Kadının ütülü patiskalardan bir teni
Upuzun boynu
Kirpikleri
Ve sana Ahmet abi
Uzaktan uzaktan domates peynir keserdi sanki
Sofranı kurardı
Elini bir suya koyar gibi kalbinden akana koyardı
Cezaevlerine düşsen cigarani getirirdi
Çocuklar doğururdu
Ve o çocukların dünyayı düzeltecek ellerini islerdi bir dantel gibi
O çocuklar büyüyecek
O çocuklar büyüyecek
O çocuklar...
Bilmezlikten gelme Ahmet abi
Umudu dürt
Umutsuzluğu yatıştır
Diyeceğim su ki
Yok olan bir şeylere benzerdi o zaman trenler
Oysa o kadar kullanışlı ki simdi
Hayalsiz yasıyoruz nerdeyse
Çocuklar, kadınlar, erkekler
Trenler tıklım tıklım
Trenler cepheye giden trenler gibi
İsçiler
Almanya yolcusu isçiler
Kadınlar
Kimi yolcu, kimi gurbet bekçisi
Ellerinde bavullar, fileler
Kolonyalar, su şişeleri, paketler
Onlar ki, hepsi
Bir tutsak ağaç gibi yanlış yerlere büyüyenler
Ah güzel Ahmet abim benim
Gördün mü bak
Dağılmış pazar yerlerine benziyor simdi istasyonlar
Ve dağılmış pazar yerlerine memleket
Gelmiyor içimden hüzünlenmek bile
Gelse de
Öyle sürekli değil
Bir caz müziği gibi gelip geçiyor hüzün
O kadar çabuk
O kadar kısa
İste o kadar.

Ahmet abi, güzelim, bir mendil niye kanar
Diş değil, tırnak değil, bir mendil niye kanar
Mendilimde kan sesleri

4 yorum:

Elif Gizem dedi ki...

Edip Cansever bu yaz ki yaz şairim benim, ne çok okudum onu ve ne çok şiirler seçtim kendime... Yazlar güzeldir, daha deli olur insan... Aklını dinlemeyen bir kalbi vardır. Yine de ben hiç yazın aşık olmadım. Karlı havada hissettiklerim hep daha kalıcı oldu...

Levent Özbek dedi ki...

Edip Cansever,okumana çok sevindim.Benim favorim özel bir sebepten ötürü :"Adını funda oteli koy" şiiri.
Bende hiç yazın aşık olmadım,aslında sadece bir kez aşık oldum ve bunun zaten sadece bir kez olabileceğini savunurum.Umarım yanılıyorumdur.

Elif Gizem dedi ki...

Kesinlikle yanılıyorsun... En güzel yanılgın olacak sanırım :)

Levent Özbek dedi ki...

İyi birisin,haklı olmanı umut ediyorum. Keyifli bir pazar geçirmen dileğiyle...

bunlarda

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...