Hala yazmamı düşünenler, emin misiniz? Sizi bilmem ama benim
bu şekilde devam etmem çok zor. Yalnız söz verdim ve kötü bir huyum var verdiğim
sözü tutarım. Madem öyle, yani devam edeceğim yazmaya o halde şimdiden uyarayım
bundan sonra okuyacaklarınız size hep kötü hissettirecek. Yani ben olsam okumam,
hatta takibi bırakın derim şu andan itibaren.
Telefonum çaldı bugün, hani pek sık çalmaz. Hatırımı sordu
arayan, sesindeki canlılıktan sanırsınız ki Danimarka’dan arıyor. Nasıl olabilir
kötüyüm elbette dedim, ah! Neden dedi. Haberleri izlemiyor musun diye sordum. Evet
ya bende çok üzüldüm dedi, bu kadar. Sonra kendi gündelik sorunlarından yakındı
uzun uzun. Misal, işverenim şöyle dedi, sevgilimle aram şundan bozuldu gibi
şeyler sayıkladı.
İşte böyle olduk artık. Çok sık yapılan bir hata var ve
herkesi uyarıyorum bunu sakın yapmayın diye, sizleri de uyarayım. Asla akşam
yemeği yerken haberleri seyretmeyin, asla. Canlandırma mı ister misiniz?
Bugün Diyarbakır’da on şehit verdik, ekmeği uzatsana. Sabah koşusuna
çıkan kız tekme tokat dövüldü. Yaaa tuz nerede? Şehrin göbeğinde canlı bomba
patladı. Hmm çok güzel olmuş, eline sağlık bir tabak daha koysana. Cinnet geçiren
koca karısını 40 yerinden bıçakladı, pişman değilim dedi. Turşu yok mu hanım? Dokuz
yaşındaki çocuğa yirmi kişi tecavüz etti. Yaa ama ona daha fazla köfte koydun anne. Üst
geçitten geçen yayaları damperi açık olan kamyon ezdi, onu ağır yirmi kişi
yaralı üçü olay yerinde can verdi. Bakanlık kabahati yayalarda buldu. Bana bir
bardak daha ayran koysana.
Belki farkında olmadan çoğunuz yapıyor bunu, derhal bırakın.
Hala insan kalan yerlerinizi korumak niyetindeyseniz tabii. Hatta yemeği
azaltın zira her şey, tüm kötülükler yeme isteğiyle başlar. Obur insanlardan hep
korkmuşumdur, oburluk bizi öldürecek bilin istedim. Şimdilik bu kadar. Hoşça değil
uyanık kalın. bybye…
