Akşama doğru B abla telefon
etmişti. Ergenekon’dan içeride tutuklu bir komutanın eşi Ankara’da bir devlet
bankasının müdürü olarak 20 yıldır görev yapmaktaymış. Eşini böyle bir zamanda
yalnız bırakmamak adına İstanbul’a tayinini istemiş. En kötüsü kabul
etmemişlerdir diye düşünüyorsunuz değil mi? Hayır efenim, bırakın kabul etmeyi
kadıncağızı doğuda bir yere atamışlar cevaben. Ah be ablacım neden verdin ki
şimdi bu haberi diyebildim. Her şey böyle mi üst üste gelebilir. Bırakın müslümanı
hangi insan evladı bu kadar gaddar olabilir ha dostlar? İnsanlığa karşı son
umut kırıntılarımı da çok mu gördünüz de süpürmeye kalkarsınız?
Aradan yıllar geçti, biliyorsunuz
bir PARDON denilip salınıverdi hepsi. Geride onlarca acıdan kanser olan, ölen,
gururundan intihar eden insan öyküleri kaldı bir utanç eseri olarak. Neden bilmem
anlatmak istedim bunları. Allah’a şükür bir kinim falan yok bunları yaşatanlara,
kin kötü bir duygu, ölümcül. Gene Allah’a şükür her zamankinden daha umutluyum
gelecek namına. Yurdum insanını, vatanımı eskisinden de çok seviyorum. Ama akla
geldikçe acıtıyor be dostlar,acıtıyor...