seçme saçmalar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
seçme saçmalar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

3 Şubat 2017 Cuma

kelimelerin altını değil, harflerin üzerini çizelim !


Önceden boş bir sayfaya uzun uzun baktığım çok olmuştur ne yazacağımı bilmeden. Yazmakla uğraşanlar iyi bilir, aslında yazarın en dolu olduğu zamandır bu. Hani bi yazsa kanatacaktır ama en çok kendi kanayacaktır. Yani bir çeşit söylesem tesiri yok sussam gönül razı değil durumları. Şimdi bir saattir önümdeki klavyeye bakıyorum. Bu daha farklı bir durum boş bir sayfadan. A’dan Z’ye tüm harfler olduğu gibi, iks dabılyu falan gibi yabancı şeyler bile var. Hadi ne duruyorsun der gibi bakıyorlar, bizi kombinleyip bir sürü kelime cümle falan türetebilirsin diyorlar sanki. Mesela “g” harfi göz kırpıyor ne zamandır, belki ortada bir yerde olduğu için bana öyle geldi. Yoksa bir şey mi anlatmaya çalışıyor. Ah! Alt sıradaki “ö” harfini gösteriyor bu yahu. Kesin bir şey anlatmaya çalışıyor bunlar bana. Haha…! “ö” nün noktaları iki küçük göz gibi yukarıyı işaret ediyor be. Ha! “t” değil mi bu. Lan bi dakika, hastir be… Bir göt varsa o da sizsiniz oğlum.

Nedenine gelince söyleyeyim. Kardeşim üçüncü milenyuma girdik, kuantum sicim teorileri falan havalarda uçuşuyor. Ve hala biz insanoğlu siz harflerle iletişim kurmaya çalışıyoruz. Kâh yazarak kâh dil yardımıyla, bu iletişim yolu artık çok ilkel sayın harfler. Sizde kabul edin, artık işleviniz oldukça azaldı. Sakın, yok efendim senin kelime dağarcığın az ondan kendini ifade edemiyorsun falan diyerek götlük yapmayın. OTURUN LAN GÖTÜNÜZÜN ÜSTÜNE. Şuraya bak ya, gece gece harflerle harf oluyorum ya, ne ayaksınız oğlum siz. Neymiş efenim, kelimelerle kendini ifade etmekten yoksunsa kişi şiddete başvururmuş. Yok ya! Belki de çok daha dürüst bir yol bu, yok aga 29 harfle, tümleç yüklemle olacak falan işler değil bunlar. Mesela seks sırasında çoğunluk imladan yoksun homurtular çıkıyor ağızdan, hatta genizden be. Niye? Çünkü artık miadınız doldu kardeşim. Beden dili, bir bakış bazen çok daha fazla şey anlatır oldu sanki günümüzde. Nasıldı o şarkı : “gözlerrrr kalbin aynasıdırrr…”

Bilmiyorum belki fena saçmalıyorum gecenin bu vakti ve muhtemelen sabah, oğlum ne yazmışım lan ben diyeceğim. 14 Şubatta yaklaşıyor, belki ondan böyle huysuzum. İnsanın otuz küsurluk yaşamında bir 14 Şubat dolu geçmez mi yahu. Ne? Niye “a” yı dürtüp duruyorsun “s” hayır bir sıkıntınız varsa söyleyin kardeşim delikanlı olun. “p” mi ? hahaa :) demek SAP diyorsunuz ha bana :) vallah alkışlıyorum ne zekâ be, lan oğlum sap olmasam ne işim var gecenin bir yarısı sırayla bir sana bir sana falan tuşlayım.


Ya geyiği bırakında lan oğlum özellikle size söylüyorum h-a-y-ı –r,  oğlum iyi organize olun bir hayrınızı görelim. Bak malum önümüz referandum, şöyle bir yan yana gelin bakayım. Durun bir de büyük puntolarla yazayım sizi: HAYIR! Cık bu da olmadı bir de kalınlaştırdı mı sizi tamamdır: HAYIR!  Ha işte şimdi oldu :) hadi hayırlı geceler….

8 Aralık 2016 Perşembe

seçme saçmalar


Oldum olası çok okunan bir blog olmadım ve bunu dert ettiğim pek söylenemez. Ama biliyorum bloglar arasında dolaşıp sağa sola yorum şey ettirseydim durum farklı olurdu. İşte buna hep ayar oldum. Tüm sosyal ağlarda da durum aynı ; beğene beğeni,takibe takip durumları… dikkat edin bir yazıya yorum yapın ve diyelim biraz uzun olsun, kesinlikle uzun bir cevap alırsınız. Kısaysa da kısa. Adam onca yazmış şimdi kısaca sağ olun falan desem ayıp olur diye düşünülüyor herhalde. Oysa gerçek hayatta ikili diyalogların ritmi bu düzende işlemez.

Neyse bu girizgahı neden yaptığıma gelince tüm sosyal ağlardan elimi çekeceğim yakında bunu ilan etmek için geldim. Sebepleri çok: hadi facebook’u dedelere ninelere kaptırdık,ulan geçen bir akrabam ki 70’li yaşlarında bırakın instagramı beni twitter’da bile buldu. Belki ne var bunda diyorsunuz. Şöyle efenim birincisi reelde sürekli karşılaştıklarımla neden sanalda da buluşayım. İkincisi ise, ki bu çok daha önemli, iş arkadaşlarım, komşularım,akrabalarım olsun özellikle siyaseten çok ayrı uçlardayız ve bu paylaşımlarımda sansüre yol açıyor mecburen. Çok zayıf bir ihtimal ama belki bloğu kapatmam henüz burada bulamadılar; ama sanırım artık bloğumunda miadı doldu. Merak edenler olur diye üzülüyordum ama o kişilerde artık telefonum var, yani sorun olmaz. Yani özetle blog konusunda kafam karışık hala. Zaten okuyacak blogta bulamıyorum pek, kimse kusura bakmasın.

Şimdi olayımıza gelelim,geçen bir blog arkadaşı tüm zamanların kasım ayı yayınlarından bir derleme yapmış. Hoşuma gitti bende aralıkları şey edeyim dedim. Fark ettim en az aralık aylarında yazmışım genelde. Ve yanlış görmediysem en az okunanlar ve galiba hiç yorum bile yapılmamış :) şaşırdım mı? Elbette hayır :) işte linkler aşağıda efenim,ama çoğu video ve hatta resim telif şeysi falanla uçmuş gitmiş yazık.. ne çok şey dedim be ama sevdim bunu :) hadi isteyen aşağıdan tıklayıp şey etsin.bybye…

 

2011: o yıl aralık ayı kayda değer bie şey yok

2012 :




2013 :



2014:






6 Aralık 2012 Perşembe

blah blah..!






Bırak kendi öykülerimize dönelim artık /Mecburi bir rastlantıydı bizimkisi sadece/Ama biliyorsun,/Ben kendi romanıma dönmeliyim sende kendininkine/Belki daha çok ben/Sayfa 250 bölüm beş: “kefedeki gotik kız”/Sonra kaldığı yerden devam öyküye…/Biliyor musun bukowski okuyup, olasılık Tom Waits dinleyen bir kız gördüm bugün otobüste/Bir an başını kaldırıp baktı, sadece kısacık bir an…/İki durak sonra indi; son. Anladın değil mi?/Geçen Pazar 150 kişilik bir salonda film izledim/Muhtemelen yavşağın tekiydi birisi, bir tane piçte vardır o kalabalıkta./İki saat aynı salonu paylaşmak ne yavşak ne de piç yapmaz di mi beni/Gece, saçmalıyorum gene sanırım.nokta
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...