31 Ekim 2018 Çarşamba

hepinizi Allah'a havale ediyorum !


Hani bu gece ölsem mesela ne kolay olurdu. Lakin isteyince ölemiyormuş insan,ne yazık... Ölümü istemek değil de ne koyuyor biliyor musun kardeşim, hiç mi şunu yapsam bunu da yapmalı diye hayali olmaz insanın? Kaldı ki benim gibi biri, ne gördüm ne yaşadım bu hayatta. aslında yazarken cevabı da buluyor insan, evet çin seddini görmedim, everestin tepesine de çıkmadım. Mesela hiç, bir tatil köyüne falan da gitmedim( öyle deniyor di mi tatil köyü?)  Güzel kadınlar, vur patlasın çal oynasın geceler,şatafatlı giysiler,arabalar vs... Hatta ömrümün ilk yarısı yer yatağında diğer yani şimdiki yarısı ise bir koltukta yatarak geçti. Bir yatak görmedi şu zavallı bedenim,sanırım askerde evet asker de yattığım ranza en büyük lüksümdü. Ama insanların kötü yüzünü çok gördüm, sudan sebeplerle kodese tıkılanları, incir çekirdeğini doldurmayacak bahanelerle birbirlerini öldürenleri. Açlığı,sefaleti... ikiyüzlüleri, hainleri, kötüleri,insanı gördüm ulan özetle insanı,insanlık denilen melaneti. Şahit olmakta kafi,kurban olmaya da gerek yok. Ha bana ha başkasına... Yok mu hiç iyi anılarım,şahadetlerim? Var elbette olmaz mı,ama ne çıkar,neye yarar,neye yeter?  Kendini asmak haram dediler biz de yüzümüzü astık sürükleniyoruz işte,çaresiz o güzel günü bekliyoruz. En azından kaçınılmaz şekilde bir gün gerçekleşecek,bunu bilmek biraz huzur veriyor doğrusu. Umut fakirin ekmeği derler,al sana kocaman bir umut levo sakla onu güzelce,tutun sımsıkı. Nasıl en kötü gününün bile sabahı oldu, bil ki bu yaşamın da muhakkak bir gün sonu olacak. 
NOT: yukarıda yazılanlara itibar etmeyiniz,yazar acındırık yapıyor ve LİFE İS BEAUTİFULL filmini pek çok seviyor. instagram illetinden kurtulup buraya dönebilmek ve yazılarımla hepinizin modunu düşürmek umuduyla şimdilik hoşçakalın :)

2 Ekim 2018 Salı

Chopin effect




Cepten yazıyorum ilk kez,zira tabletim her nedense açılmıyor.Bazen yapıyor böyle ama normal karşılıyorum,mal sahibine benzemezse harammış der atalarımız.Uzun zamandır bırakın bir şeyler yazmayı buralara dahi uğramayan ben,görüyorsunuz ki ufacık ekrandan bir şeyler karalama gayretindeyim.
Kötüyüm be dostlar,gerçi düşünüyorum da en son ne zaman iyiyim diyebildim kendime. Çoğu zaman bundan beslendiğimi düşünüyorum,belki ben böyle varım,var mıyım? Düşünmek var olmak için yeterli mi,bu kadar kolay mı sahiden? Sahiden soruyorum sizlere,kafi midir bu? Kendime yapılan haksızlıklar karşısında o kadar sessizim ki bir hint fakiri beklentisine girdim.Öbür tarafta veya bir daha ki reenkarnasyon da hak ettiğim mutluluğa kavuşmayı bekliyorum çaresizce. Belki başından beri böyle olmalıydı bilmiyorum ama artık gerçekten tek sığınağım Tanrı,elleşmeyin başka şekilde dayanabileceğime emin değilim.Yaz yaz diyen bir kaçınız var,işte bundan yazmıyorum. Ne ben ne bu ülke ne de Dünya iyiye gitmiyor.Düzeleceğini sanmıyorum,düzelse de görebileceğimi.Eylül geçti işte Ekim'de geçer gider böyle der şair,Cemal Süreya'dan mıydı bu? Geçer dostlar elbet geçer,kimi zamanla geçer kimi ise delip geçer.Böyle benzer bir şeydi değil mi,sanırım Oğuz Atay.
Çok yaşlandığımı söylemeye başladı çevrem,saçlarımın hızla kırlamasına şaşıyor bir çoğu,oysa geç bile kalmadılar mı,şurada 39'a ne kaldı. Bir de sol kalçam bir ağrıyor ki ilaç milaç bok püsür hep hikaye geçmiyor meret.( bu kimin di) Götüm delik deşik oldu iğne yemekten,biliyorum geçmeyecek,insan bilmez mi kendini hiç. Henüz ortaokulun sonlarıydı,bir mahzunlaşmış,bir garipleşivermiştim,gülüşüm,gözlerimde ki fer uçuvermişti. Biliyordum,anlamıştım, bir daha asla geri gelmeyeceklerdi.Dedim ya insan hiç kendini bilmez mi. Sonra yıllar...yıllar geçti ve işte artık profesyonel bir kaybedenim. 
Yıllar birbirini izleyecek ben her gün biraz daha kaybedicem,uzaktan ve hemen aranızda olup sizleri yazıcam sizlere,çoğunluk mahçup çoğunluk utanarak,sizleri sizden sonraları için yazıvericem bir yerlere,kağıt bulamazsam bir gazetenin boş kalmış bir köşesine iki satır dahi olsa. Onu da bulamazsam mesela bir gece hepiniz uyurken çiçekleri sulayıp insanların korkunç hikayelerini fısıldayarak anlatıcam onlara, bir şey bulamazsam evet bunu yaparım hiç olmadı.( Leyla Umar'a sevgiyle) 

Aman sakın yanlış anlaşılmasın gayet iyiyim ben,dedim ya böyle besleniyorum. Şimdi uzanıcam yatağıma ve bir kitap okuyacağım sesli,sesli okumayı seviyorum bu günlerde belki düşüncelerimi susturmaya çabalıyorum.Hatta tam şu vakit canım bir de Türk kahvesi çekti iyi mi,belki telvesinden bir anlam çıkarmaya da çalışırım. Yüzünüze bakıp bir şey görmekten daha kolay olacağı kesin zira hepiniz de bir maske azizim.Bende de var,bir korkak olduğumu saklamaya çalışıyorum ama beceremiyorum sanki,belki başka bir maske edinmeli ne dersiniz.Sevgiler...

18 Ağustos 2018 Cumartesi

mim

Zaten vakit bulamıyorum yazmaya bir de mim şeysi çıkmış başıma. Ama bir blogger olduğumu anımsayan bilen iki üç kişi el mecbur yerine getiricez,oysa yazacak başkaca şeylerim vardı benim. İtiraf etmeli onu da bu gece yapmaya niyetli değildim ama şu mimler hep çerez gelir bana yani baştan savma yaparım geçiverir. ( ben olsam bu girişten sonra gerisini okumazdım.)

Konumuz yaz ve müzik işte. Neyse hemen başlayayım daha gece bitmeden bir film izlemeyi düşünüyorum. ( hay bin kunduz! beni mimleyen momentos'un sayfası kopyalamaya kapalı,kötüsü yazıyı paylaştığı önerimakinesi'nin de öyleymiş.Şimdi işin yoksa bir de başlıkları yaz. Neyin kafası bu arkadaşlar,o yazıları kopyalamanın binlerce yolu var,bir teknoloji özürlüsü olan ben bile biliyorum yahu,üfff!Bakalım neymiş bir :

YAZIN ÇIKAN VE ÇOK SEVDİĞİM SANATÇI VEYA BİR GRUPTAN ŞARKI :
Yahu benim sevdiğim grupların sanatçıların falan bir çoğu emekli oldu yahu hem öyle her yaz şarkı yapan tiplerden değildi ki onlar. Düşün levent,düşün...Ah! şu olsun bari :
BU YAZ YENİ KEŞFİN:




BU YAZ SÜREKLİ DİNLEDİĞİN BİR ŞARKI ( ulan ne uzun bir yazmış meğerse)

yok ulan öyle bir şarkı,ama bir kaç yaz önce vardı,aslında dinlemek değildi yaptığım eylem :)
yuh! kadın bloggger'da falan paylaşmasını engellemiş sanırım.


BU YAZ EN ÇOK DUYDUĞUN ŞARKI
Buna maruz  kalmak da diyoruz herhalde,evet duydum mu,duydum ama dinlemedim. işte aleyna tilki'ler hande yener'ler falan.bunu paylaşmaya gerEk yok.

BU YAZ ESKİ DE OLSA DİNLEMEKTEN VAZGEÇEMEDİĞİN :
Öyle bir takıntı durumu da olmadı bu yaz ama bak şu olabilirdi mesela:

BU YAZIN FAVORİ HİTİ


BU YAZIMI ANLATAN BİR ŞARKI 
aretha ablamız öldü bir kaç gün önce,yazıyı onu yad ederek bitirmek mimin konusuyla da bir bütünlük sağlayacaktır. Sevgiler hadi ben kaçtım üç buçuk oldu anasını satiym,bye bye....

3 Ağustos 2018 Cuma

Bildiğin geyik

3 ağustos çarşamba. Senelik iznimin dört günü bitivermiş bile. Tatilimi cebimde beş kuruş dahi kalmadığı için evde geçiriyorum. Zaten deniz kumsal insanı sayılmam pek ama bir hava değişikliği fena olmazdı doğrusu. Gerçi insan kendini tanımaz mı dünyanın neresine gitsem en fazla üç gün sonra evim canım evim diye sızlanan uyuz herifim tekiyim ben. He, madem öyle eve biraz çeki düzen verir,sağı solu tamir eder, bolca kitap okur,hazır internetim de var bir o kadar da film izlerim diye düşündüm ama şimdiye dek onu da başardığım söylenemez. Dışarı çık hadi diyen bir güneş var, güzel kızlar var. Gerçi her mevsim var ama bu sıcaklarda herkes daha bir cüretkar. Gerçi o da ayrı bir dert, bak bak nereye kader birader. Bu sıcaklarda da bakmaktan öteye gidemez ki insan. Kusura bakmayın sayfama hemcinsim bir arkadaş gözüyle bakıyorum çoğu vakit ve işte biz erkekler...konu daima ama daima sekse bağlanır. Hani çok ağır siyasi muhabbet bile etsek en azından cümle sonunda kullandığımız yüklemler gene gizil bir şekilde buna hizmet eder. Hatta soyut kavramlarla bile halvet oluruz. For example : ben onun geçmişini- ideolojisini bilmem ne ettiklerimi- ben böyle eğitim sistemini,gibi gibi... Geçen bir kadın blogger arkadaşımla paylaşmıştım çok şaşırmış bir hayli gülmüştü biz erkeklere,şöyle ki : diyelim youtube'u açtık ve evrende yalnız mıyız kuantum fiziği çift yarık deneyine falan bakıyoruz emin olun finalde mutlaka adult bir video da buluruz kendimizi. Ve oralardan nasıl buralara geçtiğimizi inanın bilen anlayan bir insan evladı yoktur. Bir dakika son verdiğim örnek,yoksa...ulan olabilir mi? böyle mi oluyor. Nasıl bir sübleminal mesaj lan bu. Paragraf değiştireyim bu kadar afişe etmemen lazım biz erkekleri,bi nevi ihanet lan bu.

Arabam,evet arabama gelelim. Ekonomi mi çökerten,ocağıma incir ağacı diken arabam. Markası mı ne, Albea tabii ki bir Trakyalı'nın başka bir modele binmesi beklenemezdi sanırım. Ama maalesef kırmızı renkli olanını bulamadım,yoksa hiç düşünmeden bin lira fazla vermeye razıydım. Ulan bari bir işe yarasa taksime gitsem alkol almadan geri dönmek zorundayım, hani bir tiyatroya özellikle de suare'ye gitmeye kalksam he park yeri yok, otoparka bıraksam yakıttan fazla para vermek gerek. Neyse örnekleri çoğaltmaya gerek yok arabası olan bir çoğunuzun bildiği ama benim yeni keşfettiğim şeyler. Bu arada bu maaşla bir arabaya bakamayan ben,aynı maaşı alan arkadaşlarım nasıl çoluk çocuk bakıyor,ev falan geçindiriyor aklım hafsalam almıyor. Dolar'a da beş lira oldu diyen vatan hainidir en hafifinden zira az önce baktım 4.97 henüz,insanları galeyana getirmeyelim lütfen. Şaka bir yana, uzun zamandır bugün tekrar iddia oynadım hatta yazı bitsin kupona bakıcam tutmuş mu diye.Zamanında bir çalışma izlemiştim belgesel bir nevi, konu avrupalı neden şans oyunları oynuyor bizler neden. Türk halkı olarak hepimiz bir yırtmak peşindeyiz,zira açız ulan aç.Örnekse hayatının sonbaharına gelmiş emekli bir amca diyor ki çıkarsa bir ev almayı düşünüyorum. Avrupa da ise sadece çıta atlamak için oynanıyor. Adam diyor ki veya kadın, işte daha ferah bir evde yaşamayı düşlüyorum gibi. ( Konuyu ev üzerinden verdim sadece,umarım diyalektik bakışla siz örnekleri çoğaltırsınız) 

Daha çok yazasım var ama bak sıcak bastı gene hem de kapı pencere ardına dek açık, şu kalan izin günlerimde buraya daha sık uğrayacaığımı düşündüğümden hadi yarın devam ederiz diyerekten yazıyı sonlandırıyorum. An itibariyle sanırım bir film izleme vakti geldi gibi,yarın sizlerle paylaşma umuduyla sevgiler...

BONUS:

19 Temmuz 2018 Perşembe

Haziran'da ölmek zordu,Temmuz'da bitti biter...

Merhabalar. Gene uzun zaman oldu buraya yazmayalı fakat diğer seferlerinin aksine bu kez düzenli olarak okuduğum blogları da takip etmez oldum. Onlarca mazeret sunabilirim, bunun yerine size bırakıyorum,ister tembellik deyiverin,ister boşvermişlik isterseniz de, aman adını siz koyuverin işte. 

Bir nevi ısınma turu olduğu için sözü fazla uzatmayacağım. Bildiğiniz üzere bu uzun mola da Cumhuriyeti yitirdik. Çok sevdiğim profesyonelkaybeden isimli instagram hesabımı ordinaryusluğa ulaştığı için zirve de bırakmaya karar verdim ve kapadım. Vatanım adına umudu yitireli çok olmuştu lakin son zamanlarda yaşadığımız yerküre içinde bende benzeri bir hissiyat oluşmuş olacak ki her zamankinden daha çok gökyüzüne bakıyor,astronomi ile ilgili hemen her gelişmeyi umutla takip ediyorum. Gerçi insanoğlunun başkaca gezegenlerde yaşamını sürdürmesi evren için olumlu olur mu şüpheliyim. 

Yakında gene canınızı sıkacak içinizi daraltacak yazılarımla buraya uğramayı düşünüyorum.Bu boşlukta yeni okurlar gelmiş sayfama,hoşgeldiniz. Bakın laf aramızda okuduğum blog sayısı üçü beşi geçmez.Varsa sayfalarınıza bir bakmak isterim ama profillerinizde bu bilgiye ulaşılmıyor,aşağıya yorum kısmına yazarsanız bir uğrarım. Şimdilik bu kadar sevgiyle kalın,hoşça kalın...

BONUS:


Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...